İSTEMEM
9/5/2008 -Kategori: siir
Nicedir selamın alamaz oldum
Anladım unuttun yazma istemem
Sensizde yaşanır bir dünya kurdum
Kurduğum düzeni bozma istemem
Sebep ne bilmesem bilsem ne çıkar
Değilmi ki boşa geçti o güzel yıllar
Aşkımı aşkına bağlasa yollar
Çevremde dolaşma gezme istemem
Vefasız diyene düşman olurdum
Bir kızsam bin defa pişman olurdum
Zamanlar içinde artık yoruldum
Arayıp derdimi sezme istemem
Demek ki ihmali gurur sanmışsın
Yürekleri hep aşkla vurur sanmışsın
Yılları yerinde durur sanmışsın
Aldandın derimde bana kızma istemem
Yaralı gönüle girilir sanma
Ölen aşk yeniden dirilir sanma
Özürle kabahat silinir sanma
Bu yolda bin yalan düzme istemem
Kapandı hesaplar artık açılmaz
Kırıldı kanatlar tekrar uçulmaz
Arasan sorsan da faydası olmaz
Hem beni hem kendini üzme istemem
Dünyamdan uzaksın gönlümden ayrı
İşin yok artık yanımda gelme istemem
Acılar küllendi deşilmez gayrı
Geciken dermanı bulma istemem
Peşine bin gözü takıp geçersin
Kelebek gibisin konar kaçarsın
Gün gelir ektiğini sende biçersin
Bu kadar hercai olma istemem
Bu hızlı hayattan yorulacaksın
Zamanla elbette durulacaksın
O zaman kalbini boş bulacaksın
Ömrünü bin bölük bölme istemem
Sanada çektirir gün gelir Allah
Bıkarsın hayattan dersin illallah
Acılar çok derin olmaz inşallah
Sevgisiz kal amma ölme istemem
Gizlice peşinden izlemekteyim
Attığın her adımı gözlemekteyim
Yürekten severek özlemekteyim
Yine de bunları bilme istemem.
T.B.Öge.( gölge)
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
ÖĞRENDİM
9/5/2008 -Kategori: yasam
Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum.
Ağladım. Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.
Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi...
Ağladım.
Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu;
aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.
Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla...
Zamanla yarışılmayacağım,
zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...
İnsanı öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
Sonra da her insanın içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.
Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi...
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,
sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.
İnsan tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu...
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.
Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için
önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.
Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini...
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin,
bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.
Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra...
Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana...
Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi...
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...
Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yaşta...
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine aydım.
Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim.
Namusun önemini öğrendim evde...
Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu;
gerçek namusun, günah elinin altındayken,
günaha el sürmemek olduğunu öğrendim.
Gerçeği öğrendim bir gün...
Ve gerçeğin acı olduğunu...
Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim.
Her canlının ölümü tadacağını,
ama sadece bazılarının
HAYATI TADACAĞINI öğrendim!...
CAN DÜNDAR
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
ANNEM SENİ NASIL HATIRLAMAM
9/5/2008 -Kategori: siir

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl
Kaç geceler bana ninni söylerdi
Hasta olunca oydu başucumda bekleyen
Biraz yorulmayayım, üzülmeyeyim, hemen
Alır kucağına okşardı, saçlarımı öperdi.
Nasıl hatırlamam anacığım nasıl
Uzun kış geceleri masal masaldı
Güzel çoban kızları, iyi kalpli sultanlar
Bir suyun akışı gibi geçip gitti zamanlar
Şimdi ne o dünkü çocuk, ne de o masal kaldı.
Nasıl hatırlamam anacığım nasıl
Yıkayan oydu mürekkep lekeli parmaklarımı
Akşam biraz geciksem yollara düşerdi
Sokağa çıkarken «Yavrucuğum üşütme» derdi.
Hemen bir kazak örerdi biraz boş kaldı mı.
Nasıl hatırlamam anacığım nasıl
Bilirim yine kalbinde yerim anacığım
Selam sana Anneler Günü İstanbul’dan
Yeni dönmüşçesine bir akşam okuldan
Vefalı ellerinden öperim anacığım.
Ümit Yaşar Oğuzcan
(anneler gününüz kutlu olsun tüm annelere)
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
GİDİYORUM
8/5/2008 -Kategori: siir
Gidiyorum
bütün acılarımı vurup sırtıma
umutları bırakıp başucuna
ıtırları, menekşeleri, kırgüllerini bırakıp
şiirlerimi sarıp bohçama
yüreğimin yangınına gidiyorum
hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal
Gidiyorum
gözyaşlarımı papatya diye saçlarına takıp
yüreğimdeki yağmurlarla bir ırmağa akmaya gidiyorum
içimde yeşerttiğim tüm çimenler sana kalsın
sana kalsın baharçiğdemleri, kırgelincikleri, kırkkanatlılar
gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum
Gidiyorum
başımda gam gözlerimde nem
toplayıp önüme düşen gölgelerimi
bütün hatıraları bırakıp geride
ardımdan çekip kapıyı usulca
başımı alıp gidiyorum buralardan
şafak sökmeden kimseler görmeden
yağmurun yağmadığı çöllere gidiyorum
sevgi dolu yüreğimi bir ıssızda yakmak için
Hoşça kal suyundan çimdiğim dere
kana kana içtiğim pınar
say ki, hiç yaşamadım bu yerlerde
nazlı çiçeklerini okşamadım baharın
bozguna uğramış bir bostanın hüznüyle
bir yaprağın ürpertisine yazıp ömrümü
çekip gidiyorum buralardan
Çekip gidiyorum bir bilinmeze doğru
hem yol, hem yolcu olmaya
acılarımla başbaşa kalmaya
bütün yıldızları takıp kanatlarıma
rüzgarların uğultusunda kaybolmaya gidiyorum
Yüreğimin sızılarında damıttığım her şiiri bin kez öperek
ve sökerek sevgiden yana ne varsa göğsümde
gecelerin zifiri saçlarında çıkıp yola
dağlı bir ırmak gibi çarpa çarpa kıyılara
bir ceylanın gözlerinde ağlamaya gidiyorum
Bütün borçlarımı ödedim alacaklarımı erteledim
artık ne diyecek bir sözüm kaldı sevdiklerime
ne okuyacak bir şiirim
gözlerimin içinde iki damla gözyaşı gibi
bakmadan ardımdaki uçurumlara
alıp götürüyorum yüreğimdekileri de
hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal....
NURİ CAN
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
AL SENİN OLSUN
8/5/2008 -Kategori: yasam
İçimden gelmiyor artık senin için ağlamak.
Senli hayallere dalmak gelmiyor işte ..
Dualarıma seni katmayalı çok oldu .
Rüyalarımdan da sildim seni .
Ben keşkeler elveda dedim!
Al senin olsun,sevgin, aşkın...
al senin olsun.
Nasıl yaşamak istiyorsan, kiminle istiyorsan yaşa.
Al senin olsun yaşamak istediklerin…
Bıraktım artık sevgini, bıraktım artık eskileri…
Ve sildim anıları kafamdan,
sildim yaşadıklarımızı, paylaştıklarımızı,
birlikte ağladığımız günleri sildim
Arkadaş olduğumuz günleri de sildim.
Kilit vurdum anılara ve kapattım bir sandığa her şeyi.
Kilidini de attım denize, bir daha bulmayayım diye.
Kızgınım sana, Kızgınım bu vurdum duymazlığına.
Ve kendime kızgınım.
Niye değer verdim,
niye bende unutmadım,
niye bu kadar güvendim diye,
sen güvenimi boşa çıkarttın.
Sana bıraktım sevgileri,
sana bıraktım dostlukları ve sana hediye ediyorum.
Yalnız yaşanıyorsa sevgiler,
yalnız yaşanıyorsa dostluk, al kendin yaşa,
paylaş tek başına. Yalnızlıksa tercihin, al senin olsun.
Yok saydım seni,
bundan sonraki her baharı sensiz karşılayacağım.
Her sonbaharda hüzünleri unutacağım sana inat.
Bundan sonraki her yaza sensiz gireceğim, yine sevinçle.
Ve her kışı sensiz yaşayacağım zemherisiyle...
Geçerken her mevsim, sensizliğe üzüleceğim...
Yinede bırakmayacağım sevinçlerimi.
Ve sen bensizliğe alışmaya çalışacaksın.
Gidişin kalacak sadece aklımda ve
o gidişle yaşayacağım sensizliği.
Sensizliğe inat, sana inat, her günü
yaşayacağım hiç olmamışsın gibi.
Al senin olsun gidişler...
AL SENİN OLSUN HER ŞEY...
keşkelere elveda dedim ben....
(alıntı)
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

